disler.

bazen insanlarin dislerinin birbirlerine fazla yakin yaratildigini dusunuyorum. oyle zamanlar oluyor ki tirnagimi ozellikle dislerimi ayirmaya calismak icin uzatiyorum. nefes alamiyormus gibi oluyorum bazen, dislerim ayrilmiyorlar. boguluyorum. dis ipi filan ise yaramiyor hic… zaten dis ipleri manasiz urunler, kopuyorlar hep, daha da buyuk sorun yaratiyorlar. neyse sonuc olarak, ben bu tarz durumlarda dis etlerimi kanatiyorum biraz. dise yakin olan bolumden, bir kac ayri yerde, kucucuk. bazen kanama insani cok rahatlatiyor. dislerim nefes aliyorlar. rahatliyorum. hayatim rutinine donuyor, bir oh cekiyorum.

biz genelde boyleyiz. :)

29.04.2006… cumartesi, oglen. burkinafaso ile yapilan gunluk msn chati…

Burak says: benim odevimi yapar misin
Burak says: indesign var mi? program
Burak says: table yapacaksin… hani excelde olur ya
Burak says: ya nerdesin ayol
Gamze. says: burdayim
Burak says: odevimi yapsana
Burak says: 20 dk daha burdayim
Gamze. says: yok bende indesign
Gamze. says: okulda olsaydim olurdu
Burak says: sonra cikticiya goturiyim
Burak says: indir
Gamze. says: ay benim de odevim var ama buraakk
Burak says: 5 dk da indirip 10 dk da yaparsin
Gamze. says: ne yapcaz
Burak says: iyi de ne olacak
Burak says: musamereye mi kaliyim yani bu sene
Gamze. says: kihkihkih
Burak says: neydi
Burak says: musamere miydi
Gamze. says: evet
Gamze. says: musamere
Gamze. says: ha ne
Gamze. says: ne demek istedin sen ona gore
Gamze. says: butunleme mi demek istiyosun
Burak says: ikbale kalirim bak
Burak says: sinir tekrari
Burak says: ikmale
Gamze. says: ben anladim ki sinifta kalanlar ancak musamerede oynayinca geciyolar
Burak says: ikhale
Burak says: musamerede nasil oynaniyor
Burak says: kihkih
Burak says: bu konusma salaklasmaya basladi
Gamze. says: ay sen salak bisi soyluyosun sonra ben onu baska anlayip normale dondurmeye calisiyorum

Gamze. says: uuf
Burak says: ozur dilerim
Burak says: ne yapiim dogamda var
Gamze. says: nerde indesign :)

sacmasapan.

eski turk filmlerinden bazilarini, defalarca defalarca ustuste, bikmadan usanmadan, ustelik severek izleyen biri olarak, kutsinin askin gururu isimli sarkisinin klibini simdiye kadar seyrettigim en kotu klip ilan ediyorum. sarkiyi mesela radyoda calinca gayet de dinliyorum, ama herhalde artik klibi surekli aklima gelecegi icin sarkiyi severek dinlemem pek de mumkun olmayacak.
 
bu arada neden bilmiyorum, ama su anda ellerim birbirine karisiyor ve surekli yanlis yazip, harfleri silerek yeniden dogru yerlerine yerlestiriyorum. deli gibi icmek ister hani bazen insan. sonra sarhos olunca miden birbirine girer. kendini kotu hissedersin sonra. iste ben simdi tam da o kotuden hissediyorum ve bir de uzerine bu guzel cumartesi gununu evde bos bos harcadigima uzuluyorum. bas agrisini geciren bir ilac olmali.
 
buralarda bir yerlerde… temiz hava olmali bir de.

okulda ogrenci degil de, hoca olmak.

hocalarin da eninde sonunda gayet siradan, herkes gibi birer kisi olduklarini algilamak insani kendine bir garip hissettiriyor. onlarin da aileleri, anneleri cocuklari esleri, aileleriyle problemleri, takintilari, arkadaslari – ki bunlar okul dahilinde genellikle sizin ‘diger hocalariniz’ oluyorlar, kendilerini samimiyetle anlattiklari yazilari, komik fotograflari, dertleri, sevip sevmedikleri var. ama siz bunlardan uzakta, o insanlari tek bir taraflarıyla tanıyorsunuz. sonra birden gercek yuzunuze patlatiliyor. hocalarin da aslinda herkes gibi olduklarini size alttan alttan farkettirmeye calisan minik isaretler gordugunuzde aman allahim oluyorsunuz. nasil yani. dusunuyorum da acaba nicin egitmenlerimizin bizden bu kadar uzak durmalarinin normal oldugu fikrine inandirilip, alistirildik.. cunku normal olani anormal saniyoruz bu durumdayken. anormal olani ise normal. ve bazen bu kocaman salakligimizi gormek cok zamanimizi alabiliyor. geciyor gecen o arada, giden gidiyor… biz ve yine biz kaliyoruz geriye.