sinirden delirdikten sonra…

…hincimi koraydan cikarmaya calistim, zavallim bir tek o onlinedi. simdi de off oldu zaten, belki de almamistir bile yazdiklarimi, umarim almamistir. o kadar cok sey birikti ki, kalkamiyorum sandim altindan. dumandan bogulmak uzereyim ayrica.

herneyse, yazi, sansurlenmistir:

"ay benim haluk hocanin odevini yeniden yapmam gerekiyormus bir de adam bir suru laf etmis yok istedigi formatla benim verdigimin hic alakasi yokmus da baska dersler ya da kitaplarin one surdugu gibi olmazmis ki ben koray hocaya sormustum derse gelmezsem boyle olurmus bilmemne . hem iki haftada bir geliyor bir ders kacirinca . . bir . da anlamadim nasil yapmam gerektigini napicam bilmiyorum yelizi aradim annesi cikti ogleden sonra aradim hanfendi bir arkadasina ev gezmesine gitmis . . bir . da yaptigi yok ne bir sey yaziyor ne bilmemne sunumu vermeye bile gelmedi ya hem efenin gonderdiklerini de duzeltmek lazim of boguluyorum resmen bana bak bari sen adam gibi bir seyler yap hepinizin . . bagirip cagirip ne . yaparsaniz yapin . dicem o olucak biktim . yediginiz onunuzde yemediginiz arkanizda ben bi de bu ev isleriyle ugrasiyorum gene her bi seyi ben yapiyorum faturalarimi odemeye zamanim yok be elimde para dolaniyorum cebim kesilcek resmen gun gecti cardfinans gene aradi yok faturanizi odemediniz kargoya gidicem gidemiyorum ne bu kardesim ayrica anlamadim ki sizin eliniz armut mu topluyo"

sanirim psikolojik yardim alsam, ya da uuzzzzzzuu…nn bir tatile ciksam iyi olacak.

yarim saat kadar sonra…

…feribot pesinde kosacagim yine. once kiyafet bulmam lazim. sonra giyinmem, kedimi biraz sevmem ve kostura kostura evden cikmam. feribot seferlerim, ozellikle bu yaz aylarinda, guzel geciyor ama, sonrasinda okula otobusle cikacaksam eger, benim icin iskence basliyor. neden bilmiyorum, her 480 binisimde, gidip gidip o arasi ufacik minicik yapilmis ve koca otobuste sadece iki ayri yerde olan koltuklara oturuyorum. tesaduf mu bilmiyorum, ama gidip illa ki orayi buluyorum ve bacaklarim elbette sigmiyor. oturmus oldugum ve insanlar binmeye devam ettikleri icin, yerimi de degistiremiyorum. ayip olur diye, kalkmaya calisip, yeni bir yer bulmaya calisip yolu tikamak istemiyorum. oyle orada kaliyorum. ah o 4 koltugun onlerine yada arkalarina anne babalari oturmus dort kisilik iki ailenin kucuk cocuklarina ozel tasarlanmis oldugunu dusunuyorum… yoksa kimin kalcasiyla dizi arasi en fazla 20 cm olabilir ki… Turklere bayiliyorum. yaraticiyiz, kimseyi unutmayiz. hadi bakalim. ehehiea.

burak’a.

aslinda diger yazinin altina not dusecektim senin icin. sonra seni sade bir nota sigdirmanin sana ayip olacagini dusundum. cok ozledim seni. once senin telefonda "goremeyecek miyiz kizim yuzunu" demeni bana, sonra benim "ay halamlara gitmem lazim" diye cevap verisimi ozledim. "kac kere gideceksin ya" demeni ozledim, "elli kere tiyatro bileti aldik, bir kere gelmedin" deyisini surekli, "kar yaginca kopru kapaniyor da, hic bir vasita calismiyor mu sizin oralarda" cumlelerindeki gizli sitemleri… dalga gecislerini. "kacta geliyorsun, nerde bulusucaz, gec kalma" demeyi sana, sonra senin kisa kisa konusup telefonu pat diye kapayisini. sana kizislarimi, ve senelerdir hep ben gec kaldigimdan, artik senin bile bile gec geldigini dusundugumu yeniden dusunmeyi, oturup bir seyler icerek seni beklerken. merhaba deyip de kocaman, koskocaman sarilmayi bazen, bazense merhaba naber bile dememeyi. beni garip sokaklardaki sevimli yerlere goturmeni ve hic bir zaman benimle dolmuslara kadar yurumemeni. uzun yillarin icine saklanmis o nadir gorusmelerimizi ve gerisini yazarak halletmeyi. ama aslinda hep seninle birlikte bir ev tutmayi da, hatirlar misin, yan odalardan chat yapip "bir su getir bana buuraaakk" diye bagirisimin hayalini aklima getirmeyi periyodik olarak, unutmadan hic. ozledim seni. farkettim. cok ozlemisim seni..

muzik.

muzik yapan insanlara imreniyorum. muzik ‘yapabilen’ insanlara ise ibretle bakiyorum, husu icinde bakiyorum. mutluluklarinin ve "asla bu konuda alcakgonullu olamam ben" cumlesinin defalarca ustuste tekrarlanisinin yuzlerinden okunmasi gerekir diye dusunup, okunmuyorsa eger, aniden degiserek aciyorum bu defa onlara. kabiliyetini farkinda olmayanlara, gereksiz alcakgonullu olanlara, hislerini belli edemeyenlere aciyorum.. kim ne der, kim ne dusunur cumlelerinden nefret ediyorum. kalabalik icinde kendi kendine biraz bile olsa mirildanamayanlara, yaninda kimse yoksa bile, belki de sadece aklina gelen ufak bir seyden kahkahalarla gulemeyenlere sasiriyorum. tinilarin icine giremeyip, bir defa bile olsa "ah be" diyemeyenlere, o anda hissederek sigara icemeyenlere, dalip gidemeyenlere, gulup aglayamayanlara ise ne desem bilemiyorum sonra.. oyle duruyorum. susuyorum.

virgullerle.

zaman geciyor… annemler burada. kedim balkonda. ecevit halen komada. burak ankarada. berk galiba fasist olmus. gizem akbankta ic mimar. yasinayi cok calistiriyorlar ama para iyi degil, is degistirecek. devamsizliklar aldi basini gidiyor. babam uyuyor, annem siyaset meydanini seyrediyor, ben yazi yaziyorum, kedim yerinde yalnizca mirliyor. ecevit yorgun, burak yeniden asik, berk galiba fasist olmus, gizem az uyuyor, yasinay mutlu. acaba herkes nasil kisacik zamanlarda, bu kadar cabuk ve yogun, hem eski kendilerinden hem de cevrelerinden farkli hale gelebiliyor, gunler aylar bize neler yapiyor… herkes nasil degisik. acaba bunlarca ayri yuz nasil yaratilmis. insanlarin bir yerlerde benzerleri olmasi cok normal. bir suru benzer vardir bence hatta. sadece yaklasik zamanlarda ayni anneden dogunca ikiz olunmuyor bana kalirsa. yeterince dolasildigi ve arandigi (-ebilmek) takdirde herhalde herkes ikizini bulabilir. hatta ucuz, ya da dorduz. belki besiz. ya peki ruh cikinca biz hala ayni yatakta tibbi olarak olu anlamda da olsa, gogsumuz yine de inip kalkarken ve sanki uyurmuscasina yatarken, nasil olur da kalkip bize hoscakal diyebiliyorlar. iskence midir bu bilmiyorum, ya da sonsuz bencillik, ama ben fisi asla cekmem ve yasamimi o hastane odasina tasirim herhalde. orada olmasi bile yeterli cunku bazi insanlarin. zamanin yuzleri, mimikleri ve sesleri yavas yavas unutturmasina izin veremem ben. belki de hastane odasini yasamima tasirim, bilmiyorum. ama her halukarda parasi olmali insanin. her kim derse "elbette parasiz yasanir" diye, yalancinin alasisin sen, yanimda durma daha fazla derim acikca. herkes demeli ayrica…