Yazmak.

Bir suru yerde yazmak istedim hep. Ama pek denk gelmedi, senelerdir buraya takildim kaldim, dogru duzgun bir adrese gitmeyi bile planlamadim, isterdim oysa ki boyle gozume hos gozuken, tasarimiyla temiz, net bir yerim olsun. Neyse. O degil de, bu aralar iletisimde kalmak amacli bir yerim daha var, bire – bir orasi biraz; ikinci olarak da, "Ruyalarimi unutmak istemiyorum aslinda ben" cumlemi gercege ceviren bi baska kucuk yerim daha var. Birkac tane daha var da, onlari bosver. En sevdigim su anda: Ruya gunlugumuz. Huseyin aldi beni, ortak olduk. Super olucak ama.

Ask…

Iyi gunde,
ve kotu gunde;
sahiplenmeden,
kosulsuz,
nedensiz,
beklentisiz.
Degistirmeden,
ehlilestirmeden;
hatta kendine ragmen.
Insan sevebilir mi birini.

De Medicina Praecepta

Aslinda abracadabraya daha once hic gitmedigimi ve bugun sevgili kuzenimin dogumgununde, onu oglen yemegine goturdugumde, orada karsilastigim her seyi tarif edilemez sekilde sevdigimi anlatmak icin actim bu bos sayfayi. Lutfen kadinlar tuvaletine girin, ben sasirdim cok, ama guzeldi de, ahaha diyecektim sonra da. Bitirecektim blogumu. Bir durdum ama demin. Bir seyler okudum. Bir durdum. Sacmasapan eski arkadasliklarin, sacmasapan eski arkadasliklar haline gelene kadar kendi icinde gecirdigi surecteki, zaman kayiplarimi dusundum. Sen degerimizi bilmedin, her seyi gotunden anladin, terbiyesizin, yuzsuzun, arsizin dik alasi ciktin, ama oyle boyle degil, harbiden de manasiz bir insan ciktin kizim, utanmazsin uzerine, utanmazsin, sacmasapansin, bir bok saniyorsun kendini, yok ama oyle bir sey, insan olmadiktan sonra gerisi neye yarar ulan, vefa yoksa neye yarar allahaskina – demek istiyorum aslinda, ama yakistiramiyorum kendime. O her agzina geleni, ve gercekten her agzina – aklina gelen seyi, bize son derece gonul rahatligi ile soylemisken, uzerine de bunu kendine yakistirmisken ama hala konusuyorken bile. Gerci benden, simdi; ne isim, ne bir sey… Hic bir sey. Yazik iste. Yazik yani. Oyle.